Erenler Seyr-i Sûrine Dokuz Dürlü Nişân Gerek
Nutuk sahibi: Şeyh Abdülvehhâb-ı Ümmî Hz. (k.s.)
Erenlerden sır sorana dokuz türlü nişân gerek
Evvel kapı şerî'atdır güneş gibi 'ayân gerek
Âyet ile hadîs ile verdim haber anlayana
Andan öte içeriye "levvâme"ye seyrân gerek
Şerî'atdan tarîkatdan içerisi sırr ilidir
'Akıl ana 'ârif olmaz "mülhime"ye vicdân gerek
Dördüncüsü "mutmainne" Mansûr bilir bu menzili
Er yüzünden erişmeğe ikrâr eden bir cân gerek
İhtiyârım elde değil lâzım geldi söylemesi
Beşincisi kerâmetdir 'ayân değil nihân gerek
Yol erinin tevhîdini 'ârif gerek anlamaya
Altıncısı "mardiyye"dir bunda burhân Kur'ân gerek
Yedincisi "sâfiyye"dir halka 'ayân etmek olmaz
Andan geçip ulaşmağa cân Hazret'e kurbân gerek
Sekizinci makâm budur ayne'l yakîn hakka'l yakîn
Gerçek 'âşık bu meydânda gayrullahdan 'uryân gerek.
Vehhâb Ümmî'nin tevhîdi hâtırına güç gelmesin
Bu ma'nâyı fehm etmeğe sâfî nûrdan insân gerek
Dokuz sıfatdan içeri bir sır diyem anlar isen
İnsân adın bunda koyup mahv u garkda nihân gerek
Vâhib Ümmî başı cânı terk eyledi dîdâr için
Bu kelâmı zikr eyleyen ma'nâ evinde sultân gerek
Hitâb eyler gelüp söyler içeriden bu taşraya
Saklamağa genc-hâneyi ma'mûr değil vîrân gerek
Benim hâlim sorar isen ne yerdeyim ne gökdeyim
Ma'nâ sırrın söyleşmeğe bunda gelmiş yârân gerek
'Âriflerin remz ettiği nedir sana dinlendi-gör
Bu tevhîde inanmayan kardaşlara yalan gerek
Vâhib Ümmî dinler isen söz ma'nâsın anlar isen
Zikrin ile fikr ettiğin sâfî senin Sübhân gerek